Raslantı

Raslantı kavramı klasik felsefede özellikle Aristotelesçi nedensellik teorisi içinde ele alınan teknik bir kavramdır. Günlük dilde şans tesadüf kader gibi kelimelerle ifade edilse de felsefi bağlamda raslantı belirli bir nedensel yapıya işaret eder.

Aristoteles’te raslantı mutlak nedensizlik değildir. Raslantı iki ya da daha fazla bağımsız nedensel dizinin amaçlanmaksızın kesişmesiyle ortaya çıkan sonuçtur. Yani olay bütünüyle sebepsiz değildir fakat o sonucu doğuran nedenler o sonuç için özellikle düzenlenmiş değildir. Bu yüzden raslantı hem nedene bağlıdır hem de amaçlı değildir.

Klasik örnek şudur. Bir insan pazara borcunu tahsil etmek için gider. Aynı anda borçlu da pazara başka bir iş için gider. Bu iki ayrı amaçlı hareket pazarda karşılaşma sonucunu doğurur. Karşılaşma vardır fakat bu karşılaşma iki tarafın da asıl amacı değildir. Bu nedenle karşılaşma raslantıdır. Burada olay nedensiz değildir fakat sonuç teleolojik olarak hedeflenmiş değildir.

Bu bağlamda raslantı ile zorunluluk ve amaçlılık arasındaki fark netleşir. Zorunlu olan başka türlü olamayandır. Amaçlı olan belirli bir hedef için düzenlenmiş olandır. Raslantı ise ne zorunludur ne de amaçlıdır. Fakat tamamen sebepsiz de değildir. Bu yüzden raslantı nedensel fakat gayesiz bir kesişme olarak anlaşılır.

İslam felsefesinde ve kelâm geleneğinde raslantı kavramı çoğu zaman ilahi irade ve düzen problemiyle birlikte tartışılır. Bazı yaklaşımlarda gerçek anlamda raslantı kabul edilmez çünkü her şey ilahi ilim ve irade kapsamında değerlendirilir. Bu durumda insan açısından raslantı gibi görünen şey Tanrısal düzeyde bir düzenin parçasıdır. Burada raslantı epistemolojik bir kavram hâline gelir yani bize göre raslantıdır fakat ontolojik düzeyde düzenlidir.

Modern bilim ve felsefede ise raslantı olasılık ve istatistik kavramlarıyla birlikte düşünülür. Kuantum fiziği gibi alanlarda raslantısallık daha temel bir özellik gibi ele alınır. Ancak burada bile raslantı çoğu zaman tam nedensizlik değil öngörülemezlik ve olasılıksallık anlamına gelir.

Felsefi sonuç şudur. Raslantı yokluk ya da sebepsizlik değildir. Raslantı amaçlı düzenin dışında kalan fakat nedensel yapı içinde ortaya çıkan olayları ifade eder. Bu nedenle raslantı varlığın düzensizliği değil insan açısından öngörülemez ve amaç dışı görünüşüdür. Ontolojik düzeyde ise raslantı çoğu zaman ya sınırlı bir perspektifin sonucu ya da bağımsız neden zincirlerinin kesişimidir.

Bu çerçevede raslantı zorunluluk ve amaçlılık arasında üçüncü bir kip olarak düşünülür. Ne tamamen kaos ne de tam anlamıyla düzen. Nedensel fakat teleolojik olmayan bir oluş tarzı. Bu yönüyle raslantı metafizikte hem kader hem özgürlük hem de nedensellik tartışmalarının kilit kavramlarından biridir.


Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir