Aristo Gaye Amaç

Aristoteles felsefesinde gaye neden, yani amaç, varlığı anlamanın en kritik anahtarıdır. Aristoteles için amaç, bir şeyin sonunda ortaya çıkan rastlantısal bir sonuç değildir. Amaç, eylemin başlangıç ilkesidir. Bir şey, ancak bir amaca yöneldiği için o şey olur. Bu nedenle amaç, son değil, neden konumundadır. Bir varlık ya da süreç, ancak yöneldiği bir telos sayesinde anlaşılır hale gelir.

Telos kelime anlamı olarak amaç, erek, gaye, son, tamamlanma ve kemale erme demektir. Antik Yunancada telos, yalnızca basit bir hedefi değil, bir sürecin kendi doğasına uygun biçimde tamamlanmasını ve yetkinliğe ulaşmasını da ifade eder.

Bu yaklaşım, Aristoteles’in doğa anlayışını da belirler. Doğada olan biten, kör bir mekanik zincir olarak değil, içkin bir yönelime sahip süreçler olarak kavranır. Tohumun bitkiye dönüşmesi, yavrunun yetişkin olması, organların belli işlevlere sahip olması, Aristoteles’e göre tesadüf değil, doğaya içkin amaçlılıkla açıklanır. Doğa, kendi içinde hedeflere doğru işleyen bir düzen taşır. Bu nedenle Aristoteles’in evreni, modern anlamda mekanik değil, teleolojik bir evrendir.

Buradan Tanrı sorununa geçildiğinde, kritik bir ayrım ortaya çıkar. Aristoteles’in Tanrı’sı, insan gibi amaç koyan, plan yapan, sonra o planı gerçekleştiren bir fail değildir. Aristoteles’in Tanrı anlayışı, dinî geleneklerdeki yaratıcı ve irade sahibi Tanrı tasavvurundan önemli ölçüde farklıdır. Aristoteles’te Tanrı, ilk hareket ettirici, yani kendisi hareket etmeyen fakat her şeyi hareket ettiren ilk ilkedir.

Bu noktada şu soru belirir. Eğer Tanrı ilk neden ise, Tanrı’nın bir amacı var mıdır. Aristotelesçi çerçevede bu soruya verilecek cevap, insan merkezli amaç anlayışından farklıdır. Tanrı’nın amacı, bizim anladığımız anlamda bir hedefe ulaşmak değildir. Çünkü hedefe ulaşmak, eksikliği ve tamamlanmayı ima eder. Oysa Aristoteles’in Tanrı’sı zaten tam, yetkin ve eksiksizdir. Eksik olmayan bir varlık, bir şey elde etmek için amaç edinmez.

Bu nedenle Aristoteles’te Tanrı, bir şey yapmak için değil, kendi yetkinliği nedeniyle vardır. Tanrı’nın eylemi, bir şey üretmek değil, düşünmektir. Ancak bu düşünme, bizim gibi tikeller üzerine düşünen, plan yapan, hesaplayan bir düşünme değildir. Tanrı, kendi kendisini düşünen düşüncedir. Klasik ifadeyle, düşüncenin düşünmesi. Bu nedenle Tanrı’nın amacı, dışsal bir sonuç değil, kendi yetkinliğinin kendisiyle özdeş olan etkinliğidir.

Bu çerçevede evrende amaçlılık vardır, fakat bu amaçlılık Tanrı’nın bilinçli olarak koyduğu tek tek hedefler şeklinde değildir. Evren, Tanrı’nın iradesiyle mekanik biçimde yönlendirilen bir yapı değil, Tanrı’yı arzulayan ve ona yönelen bir düzen olarak kavranır. Aristoteles’e göre göksel küreler ve genel olarak hareket, Tanrı’yı bir erek olarak arzular. Tanrı, hareketin itici nedeni değil, çekici nedenidir. Yani Tanrı, evreni iterek değil, kendisine doğru çekerek hareketin son hedefi olur.

Bu nedenle Tanrı, Aristoteles’te hem gaye neden hem de ilk ilkedir. Ancak bu, Tanrı’nın bilinçli biçimde evrene yönelik bir plan yaptığı anlamına gelmez. Tanrı, evren için amaçtır, fakat Tanrı’nın kendisi için bir amaç yoktur. Çünkü amaç, eksik olan içindir. Yetkin olan için amaç, bir hedef değil, kendi yetkinliğinin fiil halinde olmasıdır.

Bu noktada şu sonuç ortaya çıkar. Aristoteles’te Tanrı’nın amacı var mıdır sorusu, aslında yanlış kurulmuş bir sorudur. Çünkü amaç, tamamlanmak isteyen varlıklar içindir. Tanrı ise zaten tamamlanmıştır. Bu nedenle Tanrı’nın amacı, dışsal bir hedef değil, kendi yetkinliğinin sürekli fiil halinde olmasıdır. Evren açısından Tanrı bir amaçtır. Tanrı açısından ise amaç diye adlandırılabilecek şey, kendi kendisini bilmesi ve yetkinliğini sürdürmesidir.

Aristotelesçi sistemin temel karakterini gösterir. Evren amaçlıdır, fakat bu amaçlılık modern anlamda bir ilahi plan ya da tasarım projesi değildir. Bu, varlığın yapısına içkin bir yönelimdir. Tanrı, bu yönelimin kaynağı değil, nihai ereği olarak düşünülür. Böylece Aristoteles’te Tanrı, hem metafiziğin ilk ilkesi hem de evrensel amaçlılığın en yüksek referans noktası haline gelir.


Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir