İnsan fiillerinde gerçek ve sahte

Gerçek ile sahte genellikle karşıt gibi düşünülür. Biri varsa diğeri yokmuş gibi konuşulur. Oysa düşünme biraz derinleştiğinde bu ikisinin sandığımız kadar ayrı durmadığı görülür. Gerçek ile sahte çoğu zaman aynı zeminde yan yana bulunur. Ayrım nesnede değil, kurulan ilişkidedir.

Gerçek olan şey kendini ispat etmeye çalışmaz. Varlığı için alkış beklemez. Bir taş yolda durur, sen ona bakmasan da durmaya devam eder. Sahte olan ise sürekli görünmek ister. Kendini göstermek zorundadır, onay ister, beğeni ister. Çünkü kendi başına ayakta duramaz. Gerçek sessizdir. Sahte gürültülüdür.

Bir insan iyilik yapar. Kimse görmez, anlatmaz. Bu durumda yapılan şey gerçek iyiliktir. Çünkü varlığı tanığa bağlı değildir. Aynı insan iyiliği yapar ve herkes bilsin ister. Anlatır, kaydeder, gösterir. Burada yapılan hareket aynıdır ama anlamı değişmiştir. Sahte olan iyilik değil, iyiliğin temsilidir. Gerçek eylem sahte anlatıya dönüşmüştür.

Gerçek süreklidir. Zamana dayanır. Bugün doğru olan yarın da aynı şekilde durur. Sahte ise zamana ihtiyaç duyar ama zamana dayanamaz. İlk bakışta ikna eder. Bir süre sonra çatlar. Bir düşünceyi ele alalım. Yıllar geçse de hâlâ açıklayıcıysa gerçektir. Kısa sürede parlayıp sonra unutuluyorsa sahteye yakındır. Sahte genellikle hızla yayılır. Gerçek yavaş ilerler.

Gerçek ile sahte arasındaki fark bazen niyette ortaya çıkar. Ama niyet her zaman görünmez. Bu yüzden insanlar çoğu zaman sahteyi sonuçtan tanımaya çalışır. Bir söz düşün. Söylenir ve söyleneni bağlar. Sözün arkasında duruluyorsa gerçeklik kazanır. Söz söylendiği anda etkili ama sonra terk ediliyorsa sahte olduğu anlaşılır. Gerçek sorumluluk üretir. Sahte yükümlülükten kaçar.

Bir başka örnek. Bilgi alanında bu fark çok nettir. Gerçek bilgi insanı mütevazı kılar. Çünkü ne bilmediğini de gösterir. Sahte bilgi insanı kesin konuşturur. Çünkü sınır tanımaz. Gerçek bilgi soru doğurur. Sahte bilgi slogan üretir. Gerçek bilgi düşünceyi açar. Sahte bilgi düşünceyi kapatır.

İlişkilerde de durum aynıdır. Gerçek yakınlık rahatlık üretir. Sessizlik rahatsız etmez. Sahte yakınlık sürekli performans ister. Susunca bozulur. Gerçek bağ eksiklikle ayakta durur. Sahte bağ kusursuz görünmek zorundadır. Bu yüzden sahte ilişkiler çok çabuk yorulur.

Sahte her zaman yalan değildir. Sahte çoğu zaman gerçeğin yanlış yerde kullanılmasıdır. Bir doğru cümle bağlamından koparıldığında sahte etki üretir. Bir gerçek duygu sergiye dönüştüğünde sahteleşir. Bu yüzden sahte gerçeğe benzer. Hatta ona yaslanır. Tamamen uydurma olan değil, kısmen doğru olan daha tehlikelidir.

Gerçek ile sahte arasındaki farkı ayırt etmek bir zeka meselesi değildir. Bir dikkat meselesidir. İnsan çoğu zaman aldatıldığı için değil, acele ettiği için sahteye kapılır. Yavaşlayan zihin gerçeği fark eder. Acele eden zihin sahteyi seçer.

Bu yüzden asıl soru şudur. Ben şimdi gerçeği mi arıyorum, yoksa sahte olanın rahatlatıcı kesinliğini mi istiyorum. Bu soru sorulduğunda karşılaştırma dışarıda değil, içeride yapılmış olur. Ve düşünme ancak o zaman başlar.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir