us

Us felsefi olarak insanın düşünme yargılama karşılaştırma ilişki kurma ve sonuç çıkarma yetisidir. Türkçede çoğu zaman akıl ile eş anlamlı kullanılır. Ancak felsefi bağlamda us daha çok düzenleyici ilke koyucu ve mantıksal işleyişi ifade eden yönüyle öne çıkar. Us duyularla gelen verileri olduğu gibi kabul etmez. Onları çözümler ayırır sınıflandırır ve anlamlı bir bütün haline getirir.

Usun temel işlevi doğru ile yanlışı mümkün ile imkansızı tutarlı ile tutarsızı ayırt etmektir. Duyular bize dünyaya dair ham veriler sunar. Muhayyile bu verileri imgeler halinde bir araya getirir. Us ise bu imgeler ve kavramlar üzerinde düşünür yargıya varır ve bilgi üretir. Bu nedenle us bilginin ölçüsünü ve düzenini sağlayan yeti olarak kabul edilir.

Basit bir örnekle açıklayalım. Bir insan uzaktan duman gördüğünde duyular sadece bir görüntü verir. Muhayyile bu görüntüyü bir sahne haline getirebilir. Us ise burada bir nedensellik kurar ve duman varsa ateş olabilir sonucuna ulaşır. Bu sonuç doğrudan duyunun değil usun faaliyetidir. Us görünen ile görünmeyen arasında mantıksal bir bağ kurmuştur.

Günlük hayattan bir başka örnek verelim. Bir kişi iki yol arasında seçim yapmak zorunda kaldığında muhayyile her iki yolun da olası sonuçlarını canlandırabilir. Ancak hangi yolun daha doğru daha güvenli ya da daha faydalı olduğuna karar veren yeti ustur. Us artıları ve eksileri tartar neden sonuç ilişkisi kurar ve bir hükme varır.

Felsefede us aynı zamanda evrensel ilkelerle ilişkilendirilir. Matematiksel doğrular mantık yasaları ve çelişmezlik ilkesi usun alanına girer. İki artı ikinin dört etmesi duyularla değil usla bilinir. Bu bilgi zamana mekana ve kişiye göre değişmez. Bu yönüyle us bireysel deneyimin ötesine geçerek genel ve zorunlu bilgi üretir.

Ahlaki bir örnekle de usun işlevi görülebilir. Bir davranışın doğru mu yanlış mı olduğu çoğu zaman sadece duygularla belirlenmez. Us burada ilke koyar. Herkesin yapması halinde ortaya çıkacak sonucu düşünür ve buna göre bir yargıya ulaşır. Bu değerlendirme süreci usun ahlaki alandaki çalışmasıdır.

Sonuç olarak us insanı insan yapan temel yetilerden biridir. O duyuların sunduğu dağınık verileri düzenler muhayyilenin kurduğu imgeleri kavramsal bir düzleme taşır ve tutarlı düşünceyi mümkün kılar. Us olmadan bilgi kanaate dönüşür düşünce dağılır ve insan eylemlerinde ölçüyü kaybeder. Bu yüzden felsefede us hakikate ulaşmanın en temel araçlarından biri olarak kabul edilir.


Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir