Araz

Araz kavramı klasik İslam felsefesi ve kelâm geleneğinde olduğu kadar Aristotelesçi metafizikte de merkezi bir terimdir. Araz var olan bir şeyin kendi başına kaim olmayan yani kendi başına var olamayan fakat bir cevhere bağlı olarak bulunan nitelik ve durumları ifade eder.

Arazın temel özelliği bağımlı varlık oluşudur. Araz tek başına var olamaz mutlaka bir cevherde bulunur. Renk şekil hareket sükûn sıcaklık soğukluk tat koku sertlik yumuşaklık bilgi cehalet gibi durumlar araz olarak kabul edilir. Bunlar vardır fakat varlıkları bir taşıyıcıya yani cevhere bağlıdır. Beyazlık vardır fakat beyazlık kendi başına değil beyaz olan şeyde vardır.

Bu noktada cevher ile araz arasındaki fark belirginleşir. Cevher kendi başına var olabilen varlıktır. Araz ise var olmak için cevhere muhtaçtır. İnsan bir cevherdir fakat insanın uzun olması kısa olması sağlıklı olması hasta olması gibi özellikleri arazdır. İnsan kalır fakat bu arazlar değişebilir.

Arazın ikinci önemli özelliği değişebilirliktir. Arazlar cevherden daha hızlı ve kolay değişir. Bir cismin rengi değişebilir sıcaklığı artabilir bilgisi artabilir hali değişebilir. Bu değişimlerde aynı cevher kalır fakat ona yüklenen arazlar dönüşür. Bu nedenle araz kavramı değişim ve oluş teorilerinde kilit rol oynar.

Kelâm geleneğinde arazlar çoğu zaman süreksiz ve anlık olarak düşünülür. Bazı kelâm ekollerinde arazlar her an yeniden yaratılır. Bu anlayışta arazın sürekliliği bile aslında ardışık yaratımlardan ibarettir. Bu görüş Tanrı kudretini ve sürekli yaratmayı vurgulamak için geliştirilmiştir.

Felsefi düzeyde araz cevherin nasıl olduğunu ifade eder. Cevher ne olduğu araz ise nasıl olduğu sorusuna karşılık gelir. Bir masa vardır bu cevherdir. Masanın kahverengi olması arazdır. Masanın büyük olması arazdır. Masanın hareket etmesi arazdır. Masa kalır fakat bu özellikler değişebilir.

Bu nedenle araz varlığın değişken ve ilişkisel yüzünü temsil eder. Cevher varlığın taşıyıcı ve nispeten sabit yönünü araz ise o varlığın dünyada görünür ve değişebilir hâllerini ifade eder. Böylece araz kavramı varlığı yalnızca ne olduğu açısından değil nasıl göründüğü ve nasıl değiştiği açısından da düşünmeyi mümkün kılar.


Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir