Değişim & Dönüşüm

Değişim nedir dönüşüm nedir

Değişim aynı tür içinde kalmayı koruyan bir farklılaşmadır. Öz yerinde durur nitelikler yer değiştirir. Bir çam fidesi zamanla çam ağacı olur fakat çam olmaktan çıkmaz. Boyu uzar gövdesi kalınlaşır dalları çoğalır ama hâlâ aynı türdür. İnsan için de durum böyledir. Saçın uzaması kısalması rengi biçimi sakal bırakmak ya da bırakmamak düşüncelerin zamanla olgunlaşması hatta bazı fikirlerin terk edilmesi değişimdir. Öz süreklidir yalnızca görünüşler ve nitelikler hareket halindedir. Bu yüzden değişim genellikle travmatik değildir insan zihni bu akışı tolere edebilir. Değişim zamana yayılır ve tanınabilirlik duygusunu bütünüyle ortadan kaldırmaz.

Dönüşüm ise türden türe geçiştir. Burada artık yalnızca nitelikler değil özün kendisi tartışma konusudur. Bu ayrımı en çarpıcı biçimde edebiyatta görmek mümkündür. Dönüşüm adlı eserinde Franz Kafka Gregor Samsa’yı bir sabah böceğe dönüştürür. Bu bir değişim değildir çünkü Gregor’un saçını tarama biçimi ya da ruh hali farklılaşmamıştır. Tür değişmiştir. İnsan artık insan değildir. Bu nedenle metnin tamamı derin bir varoluşsal sarsıntı üzerine kuruludur. Okurda ve kahramanda oluşan yabancılaşma tam da bu yüzden kaçınılmazdır.

Felsefi gelenekte bu mesele töz kavramı üzerinden tartışılmıştır. İslam düşüncesinde bu tartışmanın simya bağlamında ele alındığını görürüz. Farabi bakırın altına dönüşebileceğini savunur. Bunun nedeni bakır ile altının tözünün aynı olduğu düşüncesidir. Eğer öz aynıysa nitelikler değiştirilebilir ve bakır altın olabilir. Buna karşılık İbn Sina bu görüşe itiraz eder. Aristotelesçi fiziğe dayanarak her tözün kendine özgü olduğunu ve tözler arası geçişin imkansızlığını savunur. Ona göre bakır bakırdır altın altındır. Nitelikler değişebilir ama öz değişmez. Bu nedenle bakır altın olmaz.

Bu tartışma yalnızca simyayla sınırlı değildir. Aslında değişim ile dönüşüm ayrımının teorik temelini oluşturur. Eğer bir varlıkta yalnızca arazlar yani nitelikler değişiyorsa buna değişim deriz. Eğer töz değişiyorsa dönüşümden söz ederiz. Kilo almak ya da vermek niceliksel bir değişimdir. Rengin sararması solması niteliksel bir değişimdir. Bunların hiçbiri dönüşüm değildir.

Bu ayrımı derinleştiren düşünürlerden biri de İbn Haldundur. O Farabi ile İbn Sina arasındaki tartışmayı yalnızca teorik değil toplumsal ve psikolojik bir zeminde okur. ibni sina varlıklı bir ortamdaydı paraya çok ihtiyacı yoktu o yüzden bakır altın olmaz dedi farabi ise varlıklı değildi yoksuldu altına paraya ihtiyacı vardı o yüzden bakır altın olabilir simya mümkündür dedi der Düşüncelerin hangi sosyal koşullarda üretildiğine bakar. Bu yaklaşım bize şunu hatırlatır. Dönüşüm iddiaları çoğu zaman yalnızca felsefi değil aynı zamanda tarihsel ve toplumsal bağlamların ürünüdür.

Psikolojik düzeyde bakıldığında dönüşümün temel ayırt edici özelliği travmadır. Değişim zamana yayıldığı için ruh bunu sindirebilir. Dönüşüm ise ani olur. Ani olan zihni zorlar. Uzun yıllar belli bir inanç biçimiyle yaşamış bir insanın kısa sürede bunun tam tersine savrulması çoğu zaman yıkıcı bir krizle birlikte gelir. Trajedilerin merkezinde de bu vardır. Ani kopuşlar ani kırılmalar ve ani inkârlar. Bu nedenle her ani değişim gündelik dilde dönüşüm olarak adlandırılır. Aslında burada ölçüt zamandır. Zaman kısaldıkça değişim dönüşüm gibi algılanır ve travmatik hale gelir.

Toplumsal düzeyde de benzer bir durum geçerlidir. Bir toplumun yavaş yavaş alışkanlıklarını kurumlarını ve değerlerini dönüştürmeden yenilemesi değişim olarak algılanır. Ancak bu süreç hızlandığında ve tanınabilirlik kaybolduğunda insanlar bunun bir dönüşüm olduğunu düşünür. Burada belirleyici olan çoğu zaman algıdır. Aynı olguyu bir kesim değişim olarak okurken başka bir kesim dönüşüm olarak deneyimler.

Sonuç olarak değişim özün korunarak niteliklerin hareket etmesidir. Dönüşüm ise özün kendisinin sorgulanmasıdır. Değişim süreklidir dönüşüm kopuştur. Değişim öğreticidir dönüşüm sarsıcıdır. İnsan hem bireysel hayatında hem düşünce dünyasında hem de toplumsal meselelerde bu ayrımı netleştirebildiği ölçüde yaşadığını daha sahih bir yerden okuyabilir. Çünkü her farklılık dönüşüm değildir ama her dönüşüm mutlaka derin bir varlık sorusu doğurur.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir