İnsan nasıl bilir

İnsan dış dünyayı beş dış duyu  görme işitme dokunma tatma koklama bunlar ham veridir  hiç biri tek başına bir bilgi üretmez göz ışığı alır  kulak ses alır  deri temas alır  Ama bu henüz bilgi değildir sadece malzemedir

Mesela ateşi görürsün bu sadece bir görüntü sıcaklığı hissedersin bu sadece bir duyum ama ateş yakar bilgisi burada oluşmaz bunun için iç sistem devreye girer bunlar zihnin iç işleyiş mekanizmalarıdır

İlk olarak hissi müşterek ortak ALGI gelir dış duyulardan gelen verileri birleştirir gördüğün dokunduğun hissettiğin şey tek bir ateş algısına dönüşür

Sonra hayal gücü musavvire devreye girer gördüğün şeyi zihninde saklar Ateş gözünün önünde olmasa bile onu zihninde canlandırabilirsin.

Sonra vehim gelir vehim şeylere anlam ve niyet yükler bu tehlikelidir bu zararlıdır gibi yani salt görüntüye değer ve anlam ekler

Ardından hafıza devreye girer bu deneyimi kaydeder bir daha ateş gördüğünde sıfırdan başlamazsın.

En son akıl devreye girer bütün bunlardan genel bir sonuç çıkarır ateş yakar İşte burada bilgi oluşur


İnsan doğrudan gerçeği bilmez önce duyu alır sonra zihin işler sonra anlam üretir yani insanın bildiği şey dış dünyanın kendisi değil zihnin işleyip anlamlandırdığı versiyonudur zihin bu veriyi işlerken boş çalışmaz hep belli kalıplarla çalışır buna zihnin anlam kategorileri diyoruz


Zaman koyar önce yandım sonra acı hissettim  İnsan her şeyi zaman içinde düşünür Önce sonra geçmiş gelecek olmadan hiçbir şeyi kavrayamaz zamansız bir şeyi düşünmeye çalıştığında aslında yine zamansal bir dil kullanırız


Mekan koyar ateş şurada İnsan her şeyi bir yerde konumlandırır  nerede sorusu zihnin temel refleksidir  mekansız bir varlığı düşünmek neredeyse imkansızdır çünkü düşünürken bile ona bir yer atarsın.


Nedensellik kurar ateş yaktı  sebep sonuç insan zihni neden  sorusu olmadan çalışmaz her şeyin bir sebebi olması gerektiğini varsayar bu öğrenilmiş değil zihnin çalışma biçimidir


Amaç yükler  ateş zarar verir insan özellikle bilinçli eylemleri amaç üzerinden anlar bu yüzden doğada bile amaç arar bu kategori Tanrı tasavvurunda en çok çarpıtma üreten yerlerden biridir


Özellik verir ateş sıcaktır özdeşlik ve ayrım kimlik kategorisi bir şeyi bu odur diye sabitlemek zorundasın. yoksa düşünemezsin bu kategori olmadan hiçbir varlığı belirleyemezsin

Nicelik ölçü sayı büyüklükne kadar  kaç tane  ne büyüklükte bu da zihnin dünyayı kavrama biçimidir

Nitelik özellik atfetme sıcak  soğuk güçlü zayıf iyi  kötü  tanrıya atfedilen sıfatların tamamı bu kategoriden çıkar

Analoji benzetme mekanizması  İnsan bilmediğini bildiğine benzeterek anlar bu yüzden tanrı tasavvuru kaçınılmaz olarak insan merkezlidir

Yani insan beş dış duyudan gelen veriler ile bilgi sahibi olamaz bir kanaate varamaz bu beş dış duyudan gelen veriler beş iç duyu ile değerlendirilir bunların birleşiminden bilgi hasıl olur bu hasıl olan bilgilerde kategorilerine göre değerlendirerek nihayi sonuca varılır yani insan sadece veri almaz veri üzerine sürekli yorum yaparak anlam üretir

İnsan bu mekanizmanın dışına çıkamaz ne biliyorsa bu sistem içinde bilir

Peki Tanrı yı nasıl bilebilir

Tanrı ezeli ve ebedi olmak zorunda bu yüzden zamansız  diyoruz

Mekan varlıkların yer kaplaması bir koordinat içinde bulunmasıdır bir masayı gösterebilirsin bir insanı işaret edebilirsin çünkü ikisi de mekan da yer tutar bu bir cisimdir ve sınırlıdır bu yüzden mekansız diyoruz

Tanrı nın varlığı için bir nedeni olamaz bir sebep sonuç zincirinde değil bu yüzden Nedensellik üstü diyoruz

Amaç ilerde elde edilecek bir sonuca giden yolun adıdır olmuş olanı olacak olanı herşeyi bilen varlık için bir amaç olamaz bu yüzden amaçtan bağımsız diyoruz

Onun benzeri zıddı olmadığı için diğer şeylerden ayırt edemeyiz bu yüzden hiçbir şeye özdeş değildir onu kıyas edemeyeceğimiz için kimlik kategorisinede koyamayız bildiğimiz hiçbir şeye benzemez

Onu nicelik kategorisinede koyamayız onun başı sonu sınırı sayısı ebatı hacmi kütlesi gibi kavramlar ile de tarif edemeyiz

Nitelik kategorisinede konulamaz ona benzer özdeş yoktur ki onunla kıyas edilebilsin

Yani insan zihninin kullandığı bütün kategorilerin dışına çıkıyoruz

Ama insan bunu düşünmeye kalktığında ne yapıyor

Yine zaman kullanıyor ezeli ve ebedi diyoruz geniş zaman sonsuz zaman

Yine mekân kullanıyor bizim bilmediğimiz başka bir mekan

Yine neden kuruyor yaratmayı murad etti yarattı nedeni kendisi


Yine amaç yüklüyor doğada herşeyin bir amacı varsa tanrınında bir amacı vardır

Mesela diyoruz ki Tanrı her şeyi bilir bu  bilmek tamamen insan zihninin kategorisi  İrade sahibi diyoruz bu da insan kategorisi yarattı diyoruz  bu da neden sonuç kategorisi yani biz Tanrıyı anlatmıyoruz insan zihninin kalıplarını büyütüp yansıtıyoruz

Sonuç

İnsan beş dış duyu  ile veri alır bunları beş iç duyular ile birleştirir sonra kategorilere böler ve anlam üretir bu da başkalarınca da deneyimlenebilen gerekçelendirilmiş kabul edilmiş inanç buna da bilgi diyoruz  insan asla bu kategorilerin dışına çıkamaz bunların dışından bir bilgi edinemez

Bu yüzden bu sistemin dışına yerleştirilen bir varlık Tanrı insan tarafından olduğu gibi bilinemez İnsan onu tanımladığını sandığında aslında kendi zihninin ürettiği bir modeli anlatır

Yani mesele yine aynı yere geliyor İnsan Tanrıyı bilmiyor İnsan kendi zihninin sınırları içinde bir Tanrı tasavvuru kuruyor

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir