Skolastik & Emprizm Rasyonelizm & Trasandantal

Skolastik, empirizm, rasyonellik ve transandantal kavramları aynı bilgi sorusunun farklı cevaplarıdır. Hepsi bilginin kaynağı nedir, hakikat nasıl bilinir ve insan aklının sınırları nerededir sorularına verilen ayrı ayrı duruşları temsil eder. Bu kavramları birbirinden kopuk değil, tarihsel olarak birbirini doğuran ve sınırlayan yaklaşımlar olarak düşünmek gerekir.

Skolastik, bilginin kaynağını aşkın bir otoritede temellendiren düşünce biçimidir. Hakikat Tanrı tarafından verilmiştir ve kutsal metinlerde mevcuttur. Akıl bu hakikati sorgulamak için değil, onu anlamak ve savunmak için kullanılır. Bu nedenle akıl ikincil, vahiy birincildir. Skolastik düşüncede doğru, baştan bellidir. Tartışma, bu doğrunun nasıl gerekçelendirileceği üzerinedir. Örneğin Tanrı’nın varlığı bir soru değildir, bu varlığın zorunluluğu mantıksal olarak nasıl gösterilir sorusu sorulur.

Empirizm, skolastiğe doğrudan bir tepki olarak ortaya çıkar. Bilginin kaynağını ne kutsal metinlerde ne de doğuştan gelen fikirlerde görür. Bilginin kaynağı duyusal deneyimdir. İnsan zihni deneyimden önce boş kabul edilir ve doğa ile temas ettikçe bilgi kazanır. Empirizmde hakikat otoriteye uygunlukla değil, deneyle doğrulanabilirlikle ölçülür. Bir iddia gözlemle ve deneyle sınanamıyorsa bilgi değeri taşımaz. Bu yönüyle empirizm, skolastiğin kapalı ve değişmez bilgi anlayışının tam karşısında yer alır.

Rasyonellik ya da rasyonalizm ise bilginin temel kaynağını deneyimde değil, aklın kendisinde bulur. Rasyonalist düşünceye göre bazı doğrular deneyimden bağımsızdır ve akıl yoluyla zorunlu olarak bilinebilir. Matematiksel doğrular bunun klasik örneğidir. Rasyonellik, empirizmin duyulara verdiği merkezi role karşı çıkar ve duyuların yanıltıcı olabileceğini vurgular. Ancak skolastikten ayrıldığı nokta, aklı vahyin hizmetinde değil, kendi başına bir yeti olarak görmesidir. Burada akıl bağımsızdır fakat yine de evrensel ve zorunlu doğrulara ulaşabileceği varsayılır.

Transandantal kavramı ise bu üç yaklaşımın yarattığı krize verilen felsefi bir cevaptır. En sistemli biçimiyle Immanuel Kant tarafından geliştirilmiştir. Kant’a göre ne skolastiğin iddia ettiği gibi hakikat tamamen aşkın bir alanda verilidir ne empirizmin savunduğu gibi bilgi yalnızca duyulardan gelir ne de rasyonalizmin düşündüğü gibi akıl tek başına yeterlidir. Transandantal yaklaşım, bilginin mümkün olma koşullarını araştırır. Yani biz bir şeyi nasıl biliyoruz sorusundan önce, bilmenin kendisi hangi zihinsel yapılar sayesinde mümkündür sorusunu sorar.

Transandantal düşüncede akıl pasif bir alıcı değildir. Zihnin uzay, zaman ve nedensellik gibi deneyimden önce gelen formları vardır. Deneyim bu formlar sayesinde anlamlı hale gelir. Böylece empirizmin ham duyumları ile rasyonalizmin saf aklı birleştirilir. Ancak skolastiğin yaptığı gibi bu yapılar Tanrı’ya veya aşkın bir varlığa bağlanmaz. Aşkın olan değil, deneyimi mümkün kılan zihinsel koşullar incelenir. Bu nedenle transandantal, aşkın anlamına gelen metafizik transandans ile karıştırılmamalıdır.

Bu dört kavramı birlikte düşündüğümüzde şu tablo ortaya çıkar. Skolastik, hakikati dışarıdan ve yukarıdan verir. Empirizm, hakikati dış dünyadan ve aşağıdan toplar. Rasyonellik, hakikati aklın içinden çıkarır. Transandantal yaklaşım ise hakikatin ne yukarıdan verildiğini ne de doğrudan dışarıdan alındığını, insan zihninin belirli yapıları sayesinde kurulduğunu savunur.

Bir örnekle toparlamak gerekirse, yağmurun yağması skolastik için Tanrısal düzenin bir parçasıdır. Empirizm için atmosferik gözlemlerle açıklanan bir doğa olayıdır. Rasyonellik için nedensellik ilkesinin zorunlu bir sonucudur. Transandantal bakış açısı için ise yağmuru bir neden sonuç ilişkisi olarak kavrayabilmemiz, zihnimizin nedensellik kategorisine sahip olmasından kaynaklanır.

Sonuçta bu dört kavram aynı soruya verilen farklı cevaplar değil, insanın bilme serüveninin ardışık duraklarıdır. Her biri bir öncekinin sınırını açığa çıkarır ve felsefi düşünce bu gerilimler üzerinden ilerler.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir