Zaman daha soyut ve kapsayıcı bir kavramdır. Geçmiş şimdi gelecek ayrımıyla düşünülen sürekli bir akışı ifade eder. Ölçülse bile özü itibariyle yalnızca ölçüden ibaret değildir. Zaman varoluşun içinde olup biten her şeyin ufkudur yani olayların gerçekleşebilme şartıdır. Bu anlamda zaman bir şeyin içinde olduğu kap gibi değil varoluşun kendisini açan süreklilik boyutu gibidir. Felsefede zaman çoğu zaman varlıkla birlikte düşünülür ve sadece saatle takvimle belirlenen bir nicelik olarak değil yaşanan ve idrak edilen bir süre olarak ele alınır.
Vakit ise zamanın insan tarafından bölümlenmiş ve belirlenmiş parçalarıdır. Sabah öğle akşam gece bir saat beş dakika mesai vakti namaz vakti ders vakti gibi ifadeler vakit alanına girer. Vakit daha çok toplumsal düzenleme ve pratik hayatla ilgilidir. Zamanın akışından alınmış kesitlerdir. Bu yüzden vakit daha somut daha işlevsel ve daha ölçülebilir bir karakter taşır.
Bu ayrımı bir örnekle düşünelim. Bir insan yaşlanır derken zamandan söz ederiz çünkü burada süreklilik içinde bir varoluş dönüşümü vardır. Saat üçte buluşalım derken vakitten söz ederiz çünkü burada zamanın içinden belirlenmiş bir kesit vardır. Aşkın zaman alması ifadesi sürekliliğe işaret ederken işin vakti geldi ifadesi belirli bir anı ve uygunluğu ifade eder.
Felsefi derinlikte zaman varoluşun ufku vakit ise bu ufuk içinde insanın düzen kurma aracıdır. Zaman daha ontolojik vakit daha pragmatik ve toplumsaldır. Bu nedenle zaman yaşanır vakit ayarlanır. Zaman akar vakit belirlenir. Zaman varoluşa aittir vakit ise insanın varoluşu düzenleme biçimidir.
Bu çerçevede zaman ve vakit arasındaki fark nicelik nitelik ayrımına benzer şekilde biri daha kapsayıcı ve yapısal diğeri daha kesitli ve işlevsel iki farklı düzeyi gösterir.
Bir yanıt yazın